31 Ağustos 2010 Salı

Işığa Doğru Gel



naber? beni soruyosan iyi olsaydım bu yazıyı yazmazdım birazdan anlıcaksın. geç otur şöyle sana bir şey sorucam. bak şimdi böyle bi koridor düşün bembeyaz. sağdaki kapı bütün hayal ettiklerine açılıyor soldaki ise hayatın sana sunduğu ve sunmayı planladığı talihsizlikler. hangisini seçersin diye sormuyorum zaten. ben sana anlatayim nasıl oluyor. çalışıyor didiniyorsun yıllarını harcıyorsun sağdaki kapının anahtarı için. elde ediyorsun büyük bir erdemle kapıya yaklaşıp kapıyı açıyorsun. içeri bi giriyorsun içerisi bomboş sadece bir kasa var üstündede not: anahtar soldaki kapının içinde. yani hayat senin üstünden geçmeden ııııııhhh olmaz istiosan dilini dirseğine değdirebil ne olursa olsun o kapıdan girecen diyo. o kasayı tekmeleyip üstüne benzin döküp yakıp ateşe veresim var benimde. ne yapacauk şimdi? Jim Carrey'in bi filmi var Aman Tanrım diye. benim olay aynı o olay. talihsizliklere, şanssızlıklara bi cevap aramaya çalışıyorum. aynada alnıma bakıyorum yazmıyo arkadaş. bulamıyorum. peki ama neden. sürahiden su içiyorum, imla kurallarına uymuyorum, yüksek sesle müzik dinliyorum diyemi. veya yanlış aynadamı bakıyorum alnıma. bazende rahat ol lan diyorum gel gidelim alayına. hatta şu anda da diyorum siktiret gel gidelim alayına. nerdenmi? o bembeyaz koridor vardıya sağında solunda kapısı olan. gel hadi geriye dönüyoruz güneş gözlüklerini alıp öyle gidelim ışığa ve alayına.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder