31 Temmuz 2010 Cumartesi

Alo baba naber?,iyilik şey ya bana jaguar çarptı?!

Her insanın hayatında mükemmel olduğu bir alan vardır buna inanıyorum harbiden.Dalkavuk bir insan olsa bile eminim bir mükemmelik alanı vardır. Misal ben. Bütün şanssızlıkları üstüme acaip bi şekilde çekiyorum. Şöyle izah edeyim. Şu secret muhabbeti varya hani birşeyi ne kadar çok istersen kendine çekiyormussun falan filan..Heh işte bunu acaip başarıyorum galiba ben dün çok iyi anladım. 2 gün önce internette jaguar marka araçlara bakıyordum ulan birgün alsam bunlardan ikinci elleride sağlammış diye iç geçiriyordum bayada araştırdım falan teknik özelikleri falan cart curt. Neyse baya istedim yani hatta modeli rengi kaç yılına ait olsun falan birgün alırımda otomobil tutkumu dindiririm diye. Mezun oldukya yaşlıyız artık çoluk çocuk doluşur şileye gideriz pikniğe falan bunlarıda düşündüm gerçi sığması zorda neyse. Dün dışarıda dolandıkdan sonra eve gelmek üzereyim açmışım As I Lay Dying'i apaçi stayla yolda tın tın geliyorum ama hala aklımda jaguar var. Derken tam Yenisahranın orda arkadan süpersonik bi kuvvetle öne doğru fırladım arabayla beraber. Yatay bir şekilde bungee jumping yapmışım gibi oldu dünyam döndü adrenalin pompalamaya başladım deli gibi. Neyse taksici abiler doluştu etrafa çıktım arabadan falan gördüğüm görüntüye şok oldum. Geçen gece baktığım jaguarın aynısı bana arkadan çarpmıştı. Yani artık nasıl istediysem öyle çektimki kendime dünyamı döndürdü. Tabi bu sırada en kaliteli küfürleri içimden sıralıyorum bu ayrı. Bir baktım arka taraf mort olmuş o an 2 şeye üzüldüm. Birincisi arabanın keyfi kaçtığına, ikincisi bagajın açılmamasına zira beyzbol sopası ordaydı ve ben onsuz bitirmek istemiyordum bu olayı. Neyse dalkavukda indi geldi abi gaz pedalına takıldı ayağıma ya pardon dedi. Hayatım hiç bu kadar haykırarak küfür etmek istememiştim. O an senin o ayağınıyla başlayan o gaz pedalı senin... diye devam eden cümlerleri söylemek için can atıyordum. Ama jaguar'ın hali benimkinden fenaydı haşat olmuş araba yürüyemez durumdaydı eleman babasını ararken sesi titriyor ağlamak üzereydi tabi benim kafa hala bagajı açabilirmiyim acaba sorusunda bi an arka koltukdan ulaşırım falan düşündümde üşendim. Tutanak mutanak neyse geçti bitti benimki servisde kıçı kaymış bir biçimde duruyor. Artık şansıma sıçayimmi beyzbol sopasıyla girişeyimmi bilemiyorum. Klasik muhabbet varya cana gelmesin mala gelsin tamamda bütün mallar beni buluyor arkadaş ayağım gaza takıldı ne demek ya kafana s.çayim!. Ağzımı daha fazla bozmadan bitsin bu yazı son olarak kesinlikle artık beyzbol sopaları, joplar ön koltuğun altına konulacak..=)

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Viskili bir rüyadan kalanlar vol.1

Hani bir zamanlar ağlardın ya gecelerce
Hani nefret ederdin her şeyden
Hani lanet okurdun ben neden varım diye
Hani kafanı dizlerinin arasına sıkıştırırdın kaybolmak için

Suskunluk hayatı durdurmaz
Hayat devam eder
Seni beklemez
Sen çürüsen de
Sen gitsen de o devam eder
Hiçbir şeyden kaçamazsın
Hayattan bile
Ölsen bile kaçamazsın
Yaptıkların ayak izlerinden takip eder seni
Kan izlerin seni ele verir
Gözyaşlarınla karışan kan şaraba benzer
Geceler boyu kafana diktiğin, ay eşliğinde kendini bulduğun şaraplara

Hırsından kendine bile bakamazsın
Hep o günü beklersin
Hep bir gün dersin
Hatta ölmeyi hayal edersin
Canını acıtan herkesin sen öldün diye gözyaşı dökmesini..
Nankördür bu dünya
Anlamaz ki kimse seni
Kapatırsın kendini duvarlar arasına
Yaşamaktan korkarsın
Sevdiğin şeyleri uzaktan takip edersin
Canlarını acıtmadan
Gecelerce ağlayarak
Sarhoş..
Ve gün gelir yüzleşmen gerekir.
En acı senaryolar gelir karşına oynamaya başlar.
Tatlı rüya bitmiştir.
Tek çıkış nefes almaktır.
Nefes seninle değerlidir.
Sensiz alınan her nefes senin ardından gelen her şeydir.
Seni ölüme sürükleyen her şey
Yalnız gecelerde saatlerde ağladığın her şeydir
Hayat kaybettiğin her şeyin toplamıdır.
Yani hayat sensindir.
Sen inanmasanda.



26 Temmuz 2010 Pazartesi

Hamuduyla Götürmek

Bu halimi hatırlıyor gibiyim. Evde anarşi çıkarıp çatalları balkondan aşağı fırlattığım için bir çeşit eğitim şekli denenmiş üstümde. Çatallar olmassa böyle yemek zorunda kalırsın hesabı.. Ama ters tepmiş benim üstümde bu eğitim yeni yeni anlıyorum..Şöyleki şişesinden ice tea içmek, sürahiden su içmek gibi şeyler şu an en büyük alışkanlıklarım arasında. Özellikle hayatın önüme koyduğu şanssızlıkları böyle büyük bir açlıkla toplama konusunda çok iyiyim. Belkide o tencerenin başına oturmasam..Ah oturmasam..Aslında bu hayatta herşeyi hamuduyla götürmek lazım arkadaş. Başkaları götürüyor ben niye götürmeyeyim diye düşünüp gaza gelip tencereyi önüne almak lazım arkadaş. Tadına bakıp yanındakine vermek. Şimdikilerin yaptığı gibi değil ama biliyor musun. Öyle bizden olana verelim diğerlerini sürelim değil arkadaş. Herkese. Bu arada tencere savaşından sonra sıkı bir duşa ihtiyaç oluyor arada deniyorumda benden tavsiye. Özellikle saça getirmemek lazım makarnayı. Sonrası baya sancılı oluyor. (bknz:ölümüne kaşınma)

As I Lay Dying - The Powerless Rise 2010


Metalcore denilince benim için tek vazgeçilmez grup olan As I Lay Dying'in son albümü " The Powerless Rise" artık babaların aşmış olduğunu bize gösteriyor. Bu albümde clean vokaller biraz daha ön plana çıkmış olsada olsun diyor ne yapsalar kabuldür diyoruz. Özellikle Anodyne Sea ve Upside Down Kingdom parçalarında abilerin artık neler yapabileceğini tam olarak anlıyoruz. Tim baba yapmış yine yapacağını anlayacağınız. Albümdeki 12 şarkı şöyle sıralanıyor:

  1. "Beyond Our Suffering" – 2:50
  2. "Anodyne Sea" – 4:35
  3. "Without Conclusion" – 3:15
  4. "Parallels" – 4:57
  5. "The Plague" – 3:42
  6. "Anger and Apathy" – 4:26
  7. "Condemned" – 2:50
  8. "Upside Down Kingdom" – 4:00
  9. "Vacancy" – 4:27
  10. "The Only Constant Is Change" – 4:08
  11. "The Blinding of False Light" – 5:05

25 Temmuz 2010 Pazar

Parkway Drive - Deep Blue 2010

Veee sert birşeyle daha tanışma zamanı..Sahnede kendilerinden geçen orayı, burayı yıkan ve bundada haklı olan Parkway Drive son albümü olan deep blue ile yükselişini devam ettirecek gibi görünüyor. Özellikle klibide çektikleri sleepwalker parçasına hayran kaldım. İnsana harekete geçme oraya buraya saldırma hissiyatı veren parça parkway drive'ın neler yapabileceğini ortaya koymuş durumda. Metalcore hissiyatını baya bi hissettiren albümde 13 parça bulunmakta..

1. Samsara
2. Unrest
3. Sleepwalker
4. Wreckage
5. Deadweight
6. Alone
7. Pressures
8. Deliver Me
9. Karma
10. Home Is for the Heartless ft. Brett Gurewitz of Bad Religion
11. Hollow ft. Marshall Lichtenwaldt of The Warriors
12. Leviathan I
13. Set to Destroy

hoşgeldim





Yeni açmış bulunduğum bu blogun hayırlılara vesile olmasını temenni ediyor en az 3 çocuk emrini gerçekleştirene kadar açık tutmayı planlıyorum. Şimdiden burayı metalcore ile doldurmayı planladığımdan dolayı hemen işe girişmek istiyorum ve başlangıç busesi olarak As I Lay Dying'i oturtuyorum. Sonuna kadar metalcore üstadlar!